4 Ocak 2015 Pazar

kör baykuş-sadık hidayet

kitabı kimin blogunda yada hangi sitede yorumlanmış,arada adı geçivermiş olarak gördüm hatırlamıyorum ama iyi ki görmüşüm..
şimdi şunu baştan söylemeliyim ki yine melankolik bir kitapla karşınızdayım :) 
ciddi anlamda iç karartıcı bir kitap.. yani kahramanın dünyasına öyle bir giriyorsunuz ki.. aman Allah'ım..adam ateist Allah'ım diye haykırarak yazarın mezarında takla attırdım sanırım :D 
kitaba geçen sene başladım ama anca 2'sinde bitti :D -hep bu espriyi yapacak bir yer aramıştım :D :D-
neyse ne diyordum?..  kitap çok karamsar..ben böyle eserleri sevdiğim için çok beğendim.. 
bir de yazar hep tek tipleme üzerinde durmuş.. yani, aynı kadın ve adam modeli var.. adam olan kahramanımız, kadın olan da karısı.. 
kahramanımız -ismi yok- buhranlı bir hastalığın pençesine düşüyor,düşerken sizi de yanına katıyor..
arada kendini tekrar ediyor ama bilerek konulduğu gayet belli.. rahatsız etmiyor..siz biliyorsunuz ki bütün problem kahramanın kafasında,gönlünde..aslında tekrarlayan yazar değil kahraman diyerek şizofrenik bir yorumda bulunacağım ama anladınız ne demek istediğimi :)


kitap kısa.. romandan çok uzun hikaye tadında.. yazarın kalemi bağlayıcı..sürüklenip gidiyorsunuz adamın dertleri arasında.. yani burada birini söylesem geri kalanın okumanız gerekmeyecek o yüzden minimal düzeyde spoiler ile kapatmak istiyorum yazımı :D kitabı beğendim baya.. tamam yazarın/kahramanın  düşünceleriyle yer yer uyuşmasak da bazen ihtiyacımız olan karşı tarafın fikri değil midir?? "ben bunu savunuyorum ama neden karşı çıkanlar var? onlar ne düşünüyor?" bazen de bunun için okumalıyız.. sürekli kendimizi destekleyen kitaplar okuyarak düşüncelerimize destek olmamamız, bazen onları inciterek daha sağlamlaştırmalıyız...
kitabın çevirisini behçet necatigil yapmış.. başında kitap hakkında onun düşünceleri var.. sonuna da yazarın yakın arkadaşı bozorg alevi'nin hem yazarın hayatı hem de kitap hakkındaki düşünceleri yer alıyor.. eh onların sözleri dururken bana pek konuşmak düşmüyor..


kitaba puanım 10..çünkü çok beğendim..kapağı da güzel :) 
siz de melankolik kahramanları seviyorsanız bu kitap tam sizlik hem de çok ucuz..kütüphanelerde aramaya gerek yok yani :D :D
kitabın ilk cümlesi her şeyi özetliyor: yazarı,kahramanı,hikayeyi..
"yaralar vardır hayatta,ruhu cüzzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkla yiyen kemiren yaralar."
sağlıkla ve kitapla kalın!
_dr.coffee'den sevgilerle

24 Aralık 2014 Çarşamba

sırça fanus-sylvia plath

sırça fanus sanırım yazın sonundan beri görüp de alamadıklarımdandı. sonra komite öncesi kitap alışverişinde alıp komiteden sonra okuyacağım diyerekten sabırsızlıkla okumayı bekliyordum..kitaba başladım bir ara bıraktım iki kitap bitirdim -☺- sonra tekrardan başladım ve bitti :) 
ama ben mi kitabı okudum kitap mı beni okudu belli değil.. 
aslında o kadar pesimist durmuyordu esther-esas kız- sonra birden boşluğa mı düştü nolduysa karalar bağladı.. 
karakterle birkaç adet ortak nokta uydurduğum için kafamdan -19yaş,eğlenceliamakaramsariçdünya, insanlarısevememe- biraz fazla etkilenmiş oldum sanırım.. bazı sosyal mecralarda da söylediğim gibi kitap biraz daha uzun sürse depresyondan çıkaramazdınız beni :D 
ama çok beğendim ve hatta bayıldım.. kitaba ilk görüşte aşık olacağım kadar varmış yani :) her şey o kadar mantıklı temellere oturtulmuş gibiydi ki belli yani bunları görmüş geçirmiş biri tarafından yazıldığı.. ve o benzetmeleri falan beni benden aldı.. ilk kez kirpiklerin şöyle anlatıldığını gördüm :
"kirpikleri öyle uzun ve gürdü ki takma gibi duruyorlardı.iki yeşil,buzlu havuzu çevreleyen siyah plastikten kamışlar gibiydiler"
ve bunu okurken hiç rahatsız olmuyorsunuz.. başta arkadaşlarıyla gezen,gülen kızın defalarca intihar girişiminde bulunması sizi sıkmıyor,bıktırmıyor..

bu kapak çok güzel ama..
bizimki daha uyumlu olmuş konuyla.. 
sadece anlatan kızımız esther mevzu bahis romanda.. o,onun düşünceleri,yaşadıkları.. diğer tüm dünya ikinci sınıf.. bazen bizlerde de böyle olmaz mı?? dünya tek başına dönerken siz tersine gidersiniz.. işte o ruh halinin bir tık ötesi sylvia plath tarafında müthiş bir şekilde anlatılmış.. 
vikipedi de ilk amerikan feminist romanı diye yazıyordu sanırım-o kadar üşengecim ki doğruluğunu kontral edemeyeceğim :)- ve evet bir erkek düşmanlığı.. efendime diyim niye onlar özgür biz kısıtlanmışız mesajları veriyor.. vermiyor değil.. ama kafayı tamamen bununla da bozmamış :D :D
yani siz dostlar kütüphanesi sakinlerinden melankolik yazılar veya değişik-bence- bir üslup okumak isteyenler varsa kaçırmasın derim :) 
ben yazarın tarzını biraz tezer özlü'ye benzettiğimi söyleyim de.. ama zamansal açıdan tezer özlü yazara benziyor oluyor :) hoş ikisi de aynı dertten muzdarip gibi :/
kitaba puanım 10. bildiğiniz dümdüz 10 yani..beğendim.. güzel yazmış vesselam :)
benim yine altını çizdiklerim var :) 
sağlıkla ve kitapla kalın!
_dr.coffee'den sevgilerle

"kötü bir rüya.
 sırça fanusun içinde ölü bir bebek gibi tıkılıp kalan insan için dünyanın kendisi kötü bir rüyadır."

*
"belki de unutkanlık, kar gibi her şeyi örtüp susturmalıydı."

*
"...çünkü kafamın içinde bir beyin olmadığını görmemek için insanın kör olması gerektiğini düşünüyordum."

23 Aralık 2014 Salı

kediler güzel uyanır-yekta kopan

kitabın adı çok hoş değil mi??
yoksa ben miyim bir tek kitap ismini beğenip seçim yapan ?
cam-misket'in tavsiyesi üzerine okunma listemde ön sıraya alındı bu güzel kitap :)
normalde olsa.ooo daha bekletirdim biricik rafımda.. iyi ki demiş de ben de okuyuverdim :)
genelde uzun hikaye sevdalısı olsam da kitaptaki kısa,çok kısa öyküleri beğeniyle okudum.. belli bir şey yok.. deneme değil ama o tat da.. bazen yaşanmışcasına geliyor hikayeler :)
bir dünya sığmış 124 sayfaya :)
daha önce yazarın aile çay bahçesi adlı uzun öyküsünü okumuştum ve buraya yazmasam da beğenmiştim :) bu kitap duygu dozu arttırılmış geldi bana :)
özellikle 33.sayfa "aşk mı?o da ne?" isimli öyküsü çok iyiydi.. matruşka isimli öyküsünde ise ustalıkla dizilmişti kelimeler.. 

kapak.. kapağını sevdim ama can yayınlarının beyaz kapaklılarını daha çok seviyorum.. hepsi aynı gibi duruyor ama başka dünyalar içeriyorlar.. ayrıca rafta da ahenk içinde görünüyorlar.. aynı yayınevi, aynı yazar.. böyle rafa dizip saatlerce izleyebilirim bunu :D
maalesef kitabım öyle değildi.. ama beyaz basılanı da var sanırım :/ ben de beyaz istiyorum T_T
öyküler kısa ve öz olunca yorumu da kısa oluyor sanırım :)
aslında okuldan gelince yazmıştım ama hayin internet :/ 
size şuncacık lafın özetini yapacak olursam.. eğer soft tarz da hikayeler seviyorsanız, bu kitabı da belleğinize eklemelisiniz :) fiyatı ucuzdu sanırım ki her zaman kütüphaneler gibi güzel bir alternatifimiz var :D 
kitaba puanım 10 üzerinden 9.. 
okuyucu ruhsuz olunca yazar ne yapsın :) 

sağlıkla ve bol kitapla kalın !
_dr.coffee'den sevgilerle
dipnot:kendimden bir şeyler bulmadıkça altını çizmem cümlelerin ama yekta kopan'ın kitaplarında hep çizilecek bir şeyler çıkıyor karşıma :)

"Böyleyim ben;'bildiğimi okuyorum'..."

*
"Bu yorgun saatlerde değil, gün ışığının tazeliğinde sev beni."

*
"...bir'keşke'ye dayanır hayat."

*
"Yaşamın karşıma çıkaracağı sorunların çözümü hep üç ayaklı bir masanın üstünde duruyordu sanki; gece,uyku,rüya..."

16 Aralık 2014 Salı

doğum lekesi-caragh m.o'brien

uzun bir aradan sonra-yine bir ara yine ben :) - tekrar bir kitap yorumuyla buradayım :) bu kez bir distopik serinin ilk kitabı var elimde-aslında şimdi rafta duruyor ama ayrıntılar önemli değil-
ilk kitaptan başlama özürlü birisi olarak büyük bir gelişme bu.. nedense hep 2.kitabı okuyorum onu beğenirsem 1.kitabı alıyorum..seriler yatırım yapmak için çok tehlikeli bir seçenek :) misal birinci kitabı sevdim ama iki?üç? bu kitabı el alarak gidelim hem yorumumu da yazmış olayım :)
kitap 2300-2400'de olabilir tam çıkaramadım şimdi- yıllarında geçiyor..
bir çok distopyada olduğu gibi iki grubumuz var.. sömürülenler ve sömürenler... bu kez mevzu bahis bebekler.. sevgili ezen tarafımız diğerlerinin bebeklerini alıyor.. kendileri kapalı bir toplum olmanın getirisi olarak hemofili hastalığıyla mücadelede aldıkları bebekleri gen havuzlarına ekliyorlar.. hasta genleri azaltmak için.. kahramanımız gaia bana dokunmayan yılan bin yaşasın havasında giderken bir şeyler bir şeyler oluyor..sonra düzene karşı çıkmak istiyor.. biraz safça bir kız olması sinir bozucu.. yani bir şeyin kötü olduğunu anlaması için kafasına vurulması gerekiyor illa ki.. azıcık daha zeki olsaymış kitap süper olurmuş.. yani böyle deyince çok kötü durdu ama ben biraz abartıyor olabilirim..yada olmayabilirim :D :D 

kapağı beğendim :) 
ama kitap! çok güzeldi... modern distopyalar için uzun zamandır bu kadar iyisini okumadım-tamam uzun zamandır yeni yazılan distopya da okumadım ama-.. 
genler,kromozomlar havada uçuşuyordu.. ben bir de komiteye çalışırken okudum bunu.. düşünün artık halimi..
"ben bunu biliyorum" havalarında falan :P işin komik tarafı altı üstü 46 kromozomu anlatıyordu... ama 23 çift krom kaşık olarak anlatmak.. çok iyi ya :D :D
biraz tıbbi bir şeyler de içermesi kitabı beğenmem de etkiliydi..
yalnız çok ağıııııııııır akan bir dili var.. kız düşmanlarından kaçıyor ama sanki slow motıon her şey.. hareket vardı ama o ruhu pek hissedemedim.. bir yer hariç :) spoiler yoook :D :D 
şimdi sonu çok merak edilecek bir yerde bitmiş.. ama ben 2.kitabı okumak istemiyorum.. nedense para verip alasım yok :/ ilk kitabı değerdi ama ikinciye çok şüpheliyim :S belki kütüphaneden bulursam okurum.. ama alacağımı sanmıyorum :/
ama bence bu kitabı okuyun.. özellikle açlık oyunları,uyumsuzu falan okuyan dostlar okusun bunu.. artık k.haneden mi alır okursunuz bilemem ama gerekli.. yani tamam çok aksiyon sahnelerini anlatamamış ama distopik dünyasını zekice ve bol ekmek çıkarabileceği temeller üzerine kurmuş.. 








bunun kapağı da güzelmiş :)




sonuç olarak benim bu kitaba puanım 8.. yani kararsız kaldım 7 mi 8 mi diye ama kapağı falan da güzeldi.. 8. 8den eminim.. :) 

sağlıkla ve kitapla!
_dr.coffee'den sevgilerle
not:öğlen başlanıp gecenin sonunda bitirilirse bir kitap yorumu ancak bu kadar absürt olur :/ 
not2:resmin kenarları beyaz beyaz çok çirkin durmuş :O
not3:yazıyla ilgili bütün eleştirileri yaptım sanırım :)

13 Aralık 2014 Cumartesi

ultimate book tag

bir kitap mimini daha buradan yayınlıyorum :D son anda aklıma geldi buraya koymak :)
mimi gönderen hemşehrim bir ankaralı.. çok bekletmeyip mime geçiyorum çünkü yollayalı bir sürü zaman geçti...
hadi başlayalımm :)

1)arabada kitap okurken rahatsızlanır mısın?
hayır.. yılların otobüs yolcusu olarak yolda kitap okumak en sevdiğim şey.. hele bir de tepe lambası yanıyorsa.. millet uyurken de okumaya devam edebilirim :) ama pek çalışan lamba denk gelmiyor bana :/

2)hangi yazarın tarzı tam senlik neden?
tam olarak isim veremeyeceğim ama melankolik kadın yazarlar tam bana göre.. ece temelkuran,tezer özlü, sylvia plath-daha okumadım kitabını ama olsun benimsedim onu iyice :)-

3)harry potter mı? alacakaranlık mı?3 neden..
şimdi durum şu ki ben hp okumadım ama milyon kere seyrettim... filmini bile beğenmişsem harry potter diyorum :)
1)hermonie
2)fantastik kurgu
3)alacakaranlıktan daha zekice kurgulanmış gibi geliyor...

4)kitaplarını koklar mısın?
evet :) hangimiz koklamayız ki? toza alerjisi olan biri koklamaya bilir :/ neyse ben kokluyorum..

5)kitaplığının en ince kitabı
jose saramago-bilinmeyen adanın öyküsü.. 62 sayfa.. dün almıştım bunu da :) hem de 2,5'a :D :D

6)kitaplığınızın en kalın kitabı
sherlock holmes tüm hikayeleri.. 1136 sayfa :) ama ben çoğu hikayeyi daha önceden okumuşum :)

7)iyi bir okuyucu olduğun kadar iyi bir yazar mısın?geleceğinde yazarlık görüyor musun?
bilmem ki.. artık ileride makaleler falan yazarım.. blog var ona yazarım.. ama kitap basmalık... bilmiyorum.. Allah bilir :) şimdilik kitaplık olacak kalitede bir yazım yok sanırım, öyle bir uğraşım da yok :)



8)daha önce okuyupta nefret ettiğin bir kitabı verecek olsaydın hangisi olurdu??
aklıma gelmiyor şimdi.. köpek düşleri kitabını verebilirdim.. nefretimden değil ama basit geldi kurgusu..

9)hp yada açlık oyunlarına benzeyen ama daha az bilinen bir seri
mürekkep yürek serisi..
gerçekten çok güzel, kazulet gibi 3 kitaplık bir seriydi :) en azından ilk kitabını okumalısınız :)

10)zombiler mi vampirler mi?
zombiler olmadığı kesin ama vampirler de pek çekici gelmiyor.. hoş okunacaksa vampirlileri zombilere tercih ederim :)

11)son olarak;komple aşk romanı mı biraz  aşk karıştırılmış aksiyon romanı mı??
aşk-macera.. tam benlik :) komple aşk olunca sıkılıyorum :/ seviyor sevmiyor şeklinde gidiyor çoğu da..

mimin sonunu bulduk :) ben de yapmayanları ve dr.blue yu mimliyorum :) kolay gelsin
sağlikla ve kitapla kalın!
_dr.coffee'den sevgilerle

29 Kasım 2014 Cumartesi

intikamın sırrı-öykü odabaş kanneci

kitaptan wattpad seçmeleri isimli yazımda bahsetmiştim biraz :) ki zaten listenin en başında olmasından ne kadar sevmiş olduğumu tahmin edersiniz :)
kitabın çıktığını görür görmez büyük bir heyecan ve sevinçle sipariş ettim.. ortalama 5 gün sonra elime ulaşabildi ki o gelinceye kadar ben unutmuştum sipariş ettiğimi :D :D 
aynı gece okumaya başladım lakin ertesi gün sabah 8.30 mikrobiyoloji dersim olduğu için 2.30 da ayrılmak zorunda kaldım kitaptan :/ zaten derste de uyukladım :D
dün gece de kitabı bitirip bugün post'unu yazıyorum ki bu az rastlanan bir olay.. normalde günler haftalar geçer ancak öyle yazarım yorumunu :D bu kez öyle olmadı işte :)
neyse kitaba geçeyim artık :)

kitap daha önce wattpad'de yayınlanmıştı ve ben o zaman hepsini okumuştum zaten.. ama basılınca bir heves gidip aldım.. okudum da ama wattpad'den çıkan kitaplar nedense hoş olmuyor.. orada okurken sabırsızca bölüm bekleyen ben şimdi aynı coşkuyu hissedemiyorum.. bunun ikinci kez okumamla alakası yok.. bazı kitapların 4.tekrarının yaptığım için biliyorum :D :D

wattpad de haftalık okurken gözünüze batmayacak tekrarlar birden okuyunca çok fazla geliyor :/ aynı kalıpların sürekli kullanılması-lakaplardan bahsetmiyorum- kısır döngü gibi.. bunun dışında kahraman gözüyle anlatılması biraz..hoş olmamış.. çünkü mesela kız bir şey düşünüyor-tabi yazıyor ne düşündüğü- sonra onu tekrardan aynı şekilde diyalogunda kullanıyor.. sitede okurken fark etmemişim ama bu da hoş değildi.. 



bir de o kadar para verdik kitaba yayınevi utanmasa saman kağıda basacakmış :D kalitesiz,gözü yoran bir kağıttı.. Allah'tan puntosu büyüktü de oradan kurtardı.. 
bir serzenişte yazım hatalarına olacak.. kim bilir kaç kişinin elinden geçiyor şu kitap.. en azından editör falan okuyordur.. hiç değilse yazarın dikkat etmesi gereken bir durum.. yazım hataları.. 3 sayfaya bir yazım hatasıyla karşılaşıyorsunuz.. olmaz ki canım :/ tamam beynimiz boşlukları kendi dolduruyor ama niye boşuna yoralım onu.. eğer ikinci baskısı yapılırsa okumayan insanlar için yazım hataları düzeltilebilir mi?? ve kimin konuştuğunu da parantez içinde belirtin lütfen.. demir mi konuşuyor poyraz mı anlatıyor ancak 3 paragraf sonra anlaşılıyor maalesef :/ wattpad de yazarken belirtmişti yazar.. yazım yanlışlarını almışlar ama anlatıcının kim olduğunu yazmamışlar.. yoksa mürekkepten de mi tasarrufa gitmiş yayıncı-ve ya her kimse-.. lütfen.. o kadar güzel kurguya,kaleme bu eğrilikler yakışmıyor..

şimdiye kadar kitabı fiziksel olarak-ve tekrar konusunda- eleştirdim çünkü kurgusu ve dili çok güzel :) en azından ben beğendim.. bazen öyle yerler geliyor ki-özellikle müzik ve sanatla ilgili yerlerde- yazar resmen döktürüyor :)

yani içerik süper paket olmamış :/
hadi kağıdı anlarım kabullenebilirim biraz.. ama yazım yanlışı ve isimsiz anlatıcılar.. 
kurgusu çirkin olsaydı eğer sizi meşgul edip de bu satırları okutmazdım.. ben de okumazdım kitabı :/ 
ama özgündü.. sonra benzerleri çıktı ama taklitler aslını yaşatır dimi?

size tavsiyem eğer düzeltilirse 2.baskıyı alıp okuyun ama düzeltilmezse de gidin kütüphaneden okuyun.. yada e-book olarak okuyun ama ben e-book işini pek sevmiyorum-anlamadığımdan sanırım-.. o yüzden aklınızda hemen okumak varsa kütüphaneleri tarayın derim :) macera aşk seven biriyseniz bu sizin kitabınızdır belki :)
benim puanım 10 üzerinden 7..

sağlıkla ve kitapla kalın!
_dr.coffee'den sevgilerle
not:youtube da tanıtım videosu da var sanırım..

27 Kasım 2014 Perşembe

güz okuma şenliği 2.ay

2.ayını dolduran okuma şenliğinde benim okuduklarıma gelelim artık :) post'u kısa tutup hemen derse geçmeliyim ki çok vakit kaybettim.. o yüzden yanlış yazarsam dönerim sonra düzeltmeye :D bir de listede bazı değişiklikler yaptım :) hadi bakalım neler okumuşum :)

ilk olarak 22.kategoriyi değiştirip slovaj zizek'in kitabı yerine kusursuz gelin-brenda joyce u koydum.. bununla beraber brenda joyce-kaçak gelin(syf.464/pegasus yayınları) ve julie garwood-gelin(syf.376/epsilon yayınları) kitaplarını okudum ve bu ay iki kitaptan 20 puan kategoriyi bitirdiğim için +20 puan :) toplam 30 puan geliyor buradan..

sonra 21.kategoriden türk kadın yazar olarak fatma erdek-kara kış beyaz düş(syf.400/ephesus yayınları) kitabını ve yabancı erkek yazar olarak şeker portakalı-jose maura de vasconceles(can yayınları/syf.182) okudum..buradan da 10 puan.. aslında ece temelkuran'ın kitabından 150 sayfa falan kaldı ama elime almak nasip olmadı :)



daha sonra 9.kategoriye -yasaklanmış kitap- franz kafka-dönüşüm'ü(syf.104/can yayınları) koydum.. artı 10 da buradan..

7.kategoriden de kitap evi-enis batur'u(syf.132/sel yayıncılık) okudum..10 puan

bunların dışında 3-4 kitap daha okudum ama nereye koyacağımı  bilemediğim ve yorum yapmadığım için haberiniz yok :D


 ne acıklı ki listeden 5 kitap okudum.. toplamda 1476 sayfa kitap okumuş ve 74 puan almış bulunuyorum.. olduğu kadar olmadığı kader :)

sonradan gelen müjde : 
altta yorumlara bakarsanız  yasemin demirkaya'nın sayesinde büyük bir aydınlanma yaşadığımı göreceksiniz ve bu sebeple postun devamına geçen ay okuduklarımı ekliyorum :D

3.deneme,inceleme,seyahat kitabı
enis batur-60 mm dizüstü meşkleri ve içcep meşkleri (sel yayıncılık,syf.110)

18.2014'te çıkmış bir kitap
asude-dikkat!aşk çıkabilir (ephesus yayınları,sayfa 461)

19.kategori-açıklaması çok uzun ve ben tembel olduğum için yazmıyorum :)-
barış bıçakçı-herkes herkesle dostmuş gibi (iletişim yayınları,syf.111)

21.kategori yabancı erkek yazar
stefan zweig-satranç(can yayınları,syf.71)

22.kategori.3 aynı kelime
brenda joyce-kusursuz gelin (pegasus yayınları,syf.461)

şenliğin en karmaşık post'unu yazan kişi ilan ediyorum kendimi :D :D yaşasın :D

sonuç olarak toplamda 11 kitap okumuşum.. 110 puan, bir tane artı20 puanım var, 130 puan.. toplam sayfa sayım 2872.. veee puanıımm : 158.. sanırım.. işlem hatası yapmadım dimi :D :D

böyle olunca daha çok okumuş gibi hissettim :D :D

kitapla ve sağlıkla kalın!
_dr.coffee'den sevgilerle
not:yasemin demirkaya'ya koskocaman teşekkürler :) 
not2:postu okuyup anlayıp buralara gelebildiğiniz için size de teşekkürler çünkü yazarken çok karışık duruyordu okurken ne hissedersiniz bilemem :)